Newsletter Subscribe
Enter your email address below and subscribe to our newsletter
[forminator_form id="25163"]

theedgemalaysiafinimizerobinjbrooks.substack+1Japonya'nın gösterge niteliğindeki 10 yıllık devlet tahvili faizi, küresel çapta devlet borçlarına yönelik satışların artması ve Japonya Merkez Bankası'ndan (BOJ) faiz artışı beklentilerinin güçlenmesiyle Pazartesi günü %2.925 seviyesine yükselerek Eylül 1996'dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.theedgemalaysia
Faiz oranları, bir yıldan uzun süredir görülen en uzun yükseliş serisiyle üst üste altı seanstır artış gösteriyor. Bu hareket, Japon getiri eğrisinin genelinde görülen zayıflıkla birlikte gerçekleşti: iki yıllık tahvil faizi 3.5 baz puan artarak Mayıs 1995'ten bu yana en yüksek seviyesi olan %1.685'e çıkarken, beş yıllık tahvil faizi ise rekor seviye olan %2.155'e ulaştı. Uzun vadeli tarafta ise 30 yıllık tahvil faizi %4.06'ya, 40 yıllık tahvil faizi ise %4.115'e yükseldi.theedgemalaysia
Japon tahvillerindeki satış dalgası, küresel borç piyasalarındaki zayıflığı takip etti. ABD Hazine tahvilleri, zayıf perakende satış verilerinin ardından gelen ilk yükselişin sönümlenmesiyle Cuma günü değer kaybederken, Euro bölgesi tahvil faizleri de haftayı yükselişle kapattı.theedgemalaysia
Mitsubishi UFJ Morgan Stanley Securities kıdemli tahvil stratejisti Keisuke Tsuruta, "Devlet tahvillerine yönelik karamsar bir görünüm küresel çapta yayılıyor ve faizlerdeki yükseliş eğilimi yoğunlaşıyor, bu da endişe verici" dedi. Tsuruta, "Japonya Merkez Bankası'nın faiz artırım hızı ve nihai faiz oranı konusundaki belirsizliğin temel bir endişe kaynağı olmaya devam ettiğini" belirtti.theedgemalaysia
Tahviller üzerindeki baskı, Japonya ekonomisinin ikinci çeyrekte %2.0'lık medyan beklentinin altında kalarak yıllık bazda sadece %1.1 büyümesiyle daha da arttı; tüketici harcamaları yatay seyrederken ticari yatırımlar %1.2 oranında düştü. Nikkei 225 endeksi, hayal kırıklığı yaratan büyüme verileri ve artan borçlanma maliyetlerinin etkisiyle geriledi.finimize
Faizlerdeki bu ani yükseliş, analistlerden daha sert uyarılar gelmesine neden oldu. Substack'te yazan Robin Brooks, Japonya'nın getiri eğrisindeki dikleşmenin istatistiksel olarak aşırı olduğunu ve uzun vadeli eğimin tarihsel normların yaklaşık iki standart sapma üzerinde olduğunu savunarak, bunun fiili bir borç kriziyle tutarlı olduğunu belirtti. Brooks, Japonya'nın uzun süredir uyguladığı faiz sınırlama politikasının, bir borç krizini kalıcı bir para birimi zayıflığına dönüştürdüğünü ve bu yüzden tekrarlanan müdahalelerin yeni istikrara kavuşturmakta başarısız olduğunu açıkladı.robinjbrooks.substack
Bu analiz, geçen ay ABD ve Japonya tarafından gerçekleştirilen ve 1998'den bu yana ilk kez yapılan koordineli döviz müdahalesinin sonuçlarıyla örtüşüyor. Müdahale, dolar/yen paritesini 160 seviyelerinden 150'lerin ortasına çekse de parite kısa sürede müdahale öncesi seviyelere geri döndü. Neuberger Berman'dan Joe Amato, "Yen'de kalıcı bir güçlenme, muhtemelen BOJ'un normalleşme sürecini sürdürmesini ve ABD ile faiz farkının gerçek anlamda daralmasını gerektirecektir; bu da sadece müdahaleyle sağlanabilecek bir durum değildir" diye yazdı.nb
Piyasalar şimdi BOJ'un Eylül ayı gibi erken bir tarihte faiz artırımına gidip gitmeyeceğini izlerken, Japonya'nın borç/GSYH oranının dünyadaki en yüksek seviyelerden biri olması, mali sürdürülebilirlik ile parasal normalleşme arasındaki gerilimin azalma belirtisi göstermediğini ortaya koyuyor.