Newsletter Subscribe
Enter your email address below and subscribe to our newsletter
[forminator_form id="25163"]

ecb.europaecb.europaecb.europaAvrupa Merkez Bankası (ECB) Yönetim Kurulu üyesi Isabel Schnabel, merkez bankalarını rezervlerini doğrudan dağıtık defter teknolojilerine taşımaya çağırdı. Schnabel, bu adımın para politikasını modernize edeceğini ve kurumların finansal stres anlarına daha hızlı yanıt vermesini sağlayacağını savundu.
Cuma günü Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu'nda konuşan Schnabel, finansal varlıkların programlanabilir platformlarda dijital token olarak temsil edilmesi anlamına gelen tokenlaştırmanın, toptan finansı yeniden şekillendirebileceğini ancak bunun yalnızca merkez bankalarının sağlayabileceği güvenli bir yerleşim varlığı gerektirdiğini ifade etti.ecb.europa
"Tam fayda sağlamak için merkez bankalarının da zincir üstüne (on-chain) geçmesi gerekiyor," diyen Schnabel, "Bu, merkez bankası parasını tokenlaştırılmış ortama getirmek ve politika uygulama araçlarını modernize etmek anlamına geliyor" dedi.reuters
Schnabel, özel stablecoin'lerin tokenlaştırılmış finansın temeli olabileceği fikrini reddetti. Devlet tahvilleriyle desteklenen bir stablecoin'in teorik olarak güvenli hale getirilebileceğini kabul etse de, ihraççısının piyasa sıkışıklığı dönemlerinde likiditeyi esnek bir şekilde genişletme kapasitesinden yoksun olduğunu belirtti.ecb.europa
Schnabel, 1913 öncesi ABD Ulusal Bankacılık Sistemi'ne tarihsel bir paralellik kurarak, para arzının bankaların elindeki devlet tahvillerine bağlı olduğu ve talep artışlarını karşılamak için genişleyemediği bu sistemin finansal paniklere katkıda bulunduğunu hatırlattı.ecb.europa
Buna karşılık merkez bankası rezervleri, uygun teminatlar karşılığında esnek bir şekilde sağlanabilir ve ticari banka mevduatları arasında parite dönüşümünün güvenilirliğini tesis eder; bu, hiçbir özel ihraççının kopyalayamayacağı bir işlevdir.cryptobriefing
Schnabel, tokenlaştırılmış rezervleri köprü çözümlere veya özel aracılara güvenmek yerine doğrudan dağıtık defterler üzerinde ihraç etmenin, ECB'nin akıllı sözleşmeler kullanarak para politikası operasyonları yürütmesine olanak tanıyacağını savundu. New York Fed ve BIS İnovasyon Merkezi'nin ortak çalışması olan Project Pine'a atıfta bulunan Schnabel, programlanabilir rezervlerin repo işlemlerini atomik olarak yürütebileceğini, teminat yönetimini otomatikleştirebileceğini ve merkez bankalarının faiz oranları gibi parametreleri anında ayarlamasına olanak tanıyacağını belirtti.ecb.europa
ECB bu vizyona doğru ilerliyor. Eylül 2026'da başlatılması planlanan Pontes girişimi, dağıtık defter platformlarını Eurosystem'in TARGET hizmetlerine bağlayacak ve nihayetinde Eurosystem tarafından işletilen bir DLT platformunda ödeme kesinliğini destekleyecek. Paralel bir çalışma olan Project Appia ise, 2028 yılına kadar bir yol haritasının çıkması beklenen, tokenlaştırılmış varlıklar için Avrupa pazarına yönelik uzun vadeli mimariyi inceliyor.coindoo+1
Schnabel, Güney Kore'nin Project Hangang girişimini, ticari bankaların son kullanıcılara hizmet verdiği ve merkez bankasının nihai yerleşim varlığını sağladığı iki katmanlı para sistemini tek bir defterin nasıl kopyalayabileceğine dair bir örnek olarak gösterdi. Avrupa'nın tek bir defter mi yoksa birlikte çalışabilir platformlar ağı mı benimseyeceği sorusunun hala açık olduğunu belirten Schnabel, entegrasyon ve dayanıklılık arasındaki ödünleşimlerin tartışılmaya devam ettiğini ifade etti.ecb.europa