Newsletter Subscribe
Enter your email address below and subscribe to our newsletter
[forminator_form id="25163"]

moneycontrol+1reuters+1english.elpaisABD ve Çin'in borçlanma maliyetleri arasındaki fark, rekor seviyeye ulaşarak dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki keskin ayrışmayı gözler önüne serdi. Bir tarafta enflasyon korkuları hakimken, diğer tarafta deflasyonist baskılar ekonomiyi ağırlığı altına alıyor.
Bloomberg verilerine göre, 10 yıllık ABD Hazine tahvili ile Çin devlet tahvili getirileri arasındaki fark Çarşamba günü 317 baz puana ulaştı. Gösterge niteliğindeki 10 yıllık ABD Hazine tahvili getirisi 2023'ten bu yana en yüksek seviye olan %4.85'e tırmanırken, Çinli muadili %1.68 seviyesinde sabit kaldı.moneycontrol+2
Bu rekor fark, zıt para politikası yörüngelerini yansıtıyor. ABD'de, kısmen Orta Doğu gerilimlerine bağlı yüksek petrol fiyatlarının körüklediği inatçı enflasyon, Merkez Bankası'nı (Fed) beklemede tutuyor ve faizlerin daha da artabileceği beklentilerini güçlendiriyor. 30 yıllık Hazine tahvili getirisi, yatırımcıların mali sürdürülebilirlik endişeleri nedeniyle uzun vadeli ABD borcunu tutmak için daha yüksek prim talep etmesiyle yirmi yılın zirvesinde seyrediyor.scmp+2
Çin ise tam tersi bir sorunla karşı karşıya. Zayıf iç talep ve deflasyonist baskı, Çin Merkez Bankası'nı gevşemeye zorlayarak devlet tahvili getirilerini tarihi düşük seviyelerde tutuyor. Büyük miktardaki yerel tasarruflar, sermaye çıkışlarını sınırlayan kontroller ve güvenli varlık alternatiflerinin eksikliği, Çin tahvillerini küresel sabit getirili menkul kıymetlerdeki satış dalgasından koruyor.reuters+1
Getiri farkının açılması, Çin'den sermaye çıkışı ve yuan üzerindeki baskı konusunda yeni endişeleri artırıyor. Invesco Asya Pasifik sabit getirili portföy yönetimi başkanı Norbert Ling, Çin devlet tahvillerinin hala pozitif reel getiri ve savunmacı özellikler sunduğunu, ancak ABD faizleriyle oluşan devasa farkın parayı dolar bazlı varlıklara yönelmeye teşvik ettiğini savunuyor.cnbc+2
Bu ayrışmanın ABD borç piyasası üzerinde de etkileri var. Bir zamanlar en büyük yabancı Hazine tahvili sahibi olan Çin, varlıklarını istikrarlı bir şekilde 633 milyar dolara düşürdü; bu, geçen yıla göre yaklaşık 100 milyar dolarlık bir düşüş anlamına geliyor. Elcano Kraliyet Enstitüsü'nden kıdemli araştırmacı Judith Arnal, El País'e verdiği demeçte, Pekin'in bu geri çekilmesinin "hem jeopolitik hem de finansal nedenleri" olduğunu, çünkü Çin'in ABD politika kararlarına olan maruziyetini azaltmaya çalıştığını belirtti.english.elpais
Rekor seviyedeki fark, küresel borç dinamikleri hakkındaki genel endişeleri artırıyor. ABD ulusal borcu 40 trilyon doları aştı ve yüksek getiriler hükümetin faiz faturasını kabartıyor. Aynı zamanda, 1.11 trilyon dolarla en büyük sahip olan Japonya dahil olmak üzere yabancı alacaklılar, Japon getirilerinin 30 yılın zirvesine çıkmasıyla kendi iç baskılarıyla karşı karşıya. Pictet Wealth Management ekonomisti Nadia Gharbi, El País'e yaptığı açıklamada, ABD borcu üzerinde daha yüksek bir risk primi beklenmesine rağmen, "doların dünyanın rezerv para birimi statüsü ve ABD sermaye piyasalarının derinliğinin ülkeye olağanüstü bir mali manevra alanı sağladığını" söyledi.english.elpais
Getiri uçurumu genişledikçe bu alanın yeterli olup olmayacağı, Pasifik'in her iki yakasındaki tahvil piyasalarını meşgul eden temel soru haline geldi.