Newsletter Subscribe
Enter your email address below and subscribe to our newsletter
[forminator_form id="25163"]

cbsnews+1al-monitor+1cbsnews+1Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan Cuma günü kutsal şehir Mekke'de tarihi bir kolektif savunma anlaşması imzaladı. Anlaşma, üç ülkeden herhangi birine yapılacak silahlı saldırının hepsine yapılmış sayılacağını öngörüyor: Bu çerçeve, NATO'nun 5. maddesindeki karşılıklı savunma şartını akıllara getiriyor.
"Mekke Ortak Savunma Anlaşması", Mekke-i Mükerreme Ortak Savunma Zirvesi olarak adlandırılan toplantıda Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından imzalandı.cbsnews+1
"Anlaşma, her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlamakta ve üç devletten herhangi birine yapılacak silahlı saldırının hepsine yapılmış sayılacağını öngörmektedir," ifadeleri Pakistan Dışişleri Bakanlığı ve Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yapılan birebir aynı açıklamalarda yer aldı.thehill+1
Pakt, İslam dünyasının en önemli üç askeri aktörünü bir araya getiriyor: Dünyanın en büyük petrol ihracatçılarından biri ve İslam'ın en kutsal mekanlarının hamisi olan Suudi Arabistan; nükleer silaha sahip tek Müslüman ülke olan Pakistan ve NATO'nun en büyük ikinci ordusuna ve hızla büyüyen bir savunma sanayisine sahip olan Türkiye.reuters+1
Türk medyasında yer alan haberlere göre anlaşma; ortak askeri tatbikatlar, eğitim, teknoloji transferi ve istihbarat paylaşımına olanak tanıyacak. Türk bir yetkili paktı "doğası gereği tamamen savunma amaçlı" olarak nitelendirirken, "belirli bir aktöre karşı olmadığını" ve diğer bölge ülkelerinin katılımına açık olduğunu vurguladı. Suudi Arabistan Kamu Diplomasisinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Rayed Krimly ise X platformunda yaptığı açıklamada, anlaşmanın "askeri bir eksen veya mezhepsel bir blok oluşturma çabası olmadığını" ve nükleer hedeflerle bağlantılı olmadığını belirtti.apnews+2
İlk olarak Ocak ayında Reuters tarafından bildirilen ve yaklaşık bir yıl süren müzakerelerin ardından gelen bu anlaşma, ABD ve İsrail'in İran'a karşı 28 Şubat'ta başlattığı askeri harekatın Körfez ülkelerinin güvenlik açıklarını ortaya çıkardığı bir dönemde imzalandı. Savaşın başlamasından bu yana Suudi Arabistan, İran ile Yemen'deki müttefiki Husiler ve Irak'taki Şii milisler tarafından defalarca vurulurken, Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan deniz taşımacılığı da büyük ölçüde durma noktasına geldi.timesofisrael+1
Pakt, Eylül 2025'te imzalanan ve Pakistan'ın krallığa yaklaşık 8.000 asker, savaş uçakları, insansız hava araçları ve bir hava savunma sistemi konuşlandırdığı ikili Suudi-Pakistan Stratejik Karşılıklı Savunma Anlaşması üzerine inşa edildi. Pakistan'ın eski ABD Büyükelçisi Hüseyin Hakkani, RFE/RL'ye verdiği demeçte, "Türkiye NATO'dan ayrılmıyor. Aksine, stratejik esnekliğini ve pazarlık gücünü artırmak için paralel bir ortaklık geliştiriyor" dedi.rferl+1
Wall Street Journal News Corp tarafından geçilen haberde, anlaşmanın, ABD'nin güvenlik garantilerinin güvenilirliğine ilişkin şüphelerin gölgesinde, Amerikan müttefiklerinin güvenliklerini artırmaya yönelik stratejiler aradığı bir dönemde ortaya çıktığı bildirildi. Suudi Arabistan merkezli Körfez Araştırma Merkezi Başkanı Abdulaziz Sager, üçlü çerçevenin "üç ülkenin kolektif diplomatik ve savunma ağırlığını güçlendirirken, daha çok bölgesel dinamiklerle yönlendirilen bir güvenlik mimarisinin ortaya çıkmasına katkıda bulunabileceğini" söyledi.wsj+1
Yetkililer, anlaşmanın Türkiye'nin NATO üyeliği de dahil olmak üzere mevcut hiçbir ikili veya çok taraflı anlaşmanın yerini almadığını belirtti.breakingdefense+1