Newsletter Subscribe
Enter your email address below and subscribe to our newsletter
[forminator_form id="25163"]

The Korea Herald+2.The Brew News+1.The Brew News+1.The Brew News+1.The Korea Herald+1.Abu Dabi'deki Manarat Al Saadiyat'ta düzenlenen "Layered Medium: We Are in Open Circuits – Contemporary Art from Korea, 1960s to Today" adlı dönüm noktası niteliğindeki sergi, Nam June Paik'in öncü video sanatından Kore Savaşı sonrası ortaya çıkan deneysel akımlara kadar Kore sanatsal evriminin altı on yılını kapsayan 29 sanatçının 48 eserini içeren, Orta Doğu'daki ilk büyük ölçekli Kore çağdaş sanat sergisi olma özelliğini taşıyor ve aynı zamanda BAE ile Güney Kore arasındaki büyüyen kültürel diplomasiyi vurguluyor.
"Video Sanatının Babası" olarak geniş çapta tanınan Nam June Paik, teknoloji ve sanatın kesişiminde devrim yaratan çok sayıda çığır açıcı eser yarattı. En ikonik enstalasyonu olan TV Buddha (1974), kapalı devre televizyonda kendi canlı görüntüsünü seyreden bir Buda heykelini içeriyor ve sonsuz bir izleme ve izlenme döngüsü yaratıyor. Bu öz-yansıtma meditasyonu, Rodin'in Düşünen Adam heykelini bir Sony Watchman'in üzerine yerleştiren Stone Buddha/Burnt TV (1982) ve TV Rodin (1982) gibi çeşitli varyasyonları doğurdu.The Art Story+2
Diğer etkili eserler arasında, tropikal bitkiler arasına yerleştirilmiş 49 televizyon setinin Paik'in Global Groove (1973) adlı eserini oynattığı ve teknoloji ile doğa arasındaki Budist bağlantıyı yansıtan TV Garden (1974) yer alıyor. Çellist Charlotte Moorman ile yaptığı iş birlikleri, televizyonları müzik aletlerine dönüştüren TV Cello (1971) gibi temel parçalar üretti. Büyük ölçekli enstalasyonlarda Paik, Güney Kore Ulusal Modern ve Çağdaş Sanat Müzesi için Kore'nin kuruluş tarihine sembolik olarak atıfta bulunan 1.003 monitörden oluşan bir kule olan The More, The Better (1988) eserini yarattı ve Good Morning, Mr. Orwell (1984) ve Bye Bye Kipling (1986) gibi yayınlarla kıtalar arasındaki sanatçıları gerçek zamanlı olarak birbirine bağlayan küresel uydu sanatına öncülük etti.ArtAsiaPacific+2
BAE ve Güney Kore, son on yıllarda güçlü bir kültürel iş birliği geliştirdi ve bu durum, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin 40. yıl dönümünü kutlayan dönüm noktası niteliğindeki BAE-Kore Kültürel Diyaloğu 2020 ile zirveye ulaştı. "Yakınlaşan Kültürler" teması altında başlatılan bu girişim, miras, edebiyat, görsel ve sahne sanatları, tasarım, yapay zeka ve eğitim alanlarında kültürel alışveriş yoluyla karşılıklı anlayışı teşvik etmeyi amaçladı. Diyalog, Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan'ın Şubat 2019'da Seul'e yaptığı ziyaret de dahil olmak üzere üst düzey ikili ziyaretlerin ardından kurulan Özel Stratejik Ortaklık üzerine inşa edildi.fikerinstitute.org+1
Kültürel altyapı geliştirme, 2016 yılında Abu Dabi'de Orta Doğu'nun Körfez İşbirliği Konseyi bölgesinde türünün ilk örneği olan Kore Kültür Merkezi'nin açılmasıyla bu ilişkinin merkezinde yer aldı. Bu, iki ülkenin dışişleri bakanlıkları arasında 2015 yılında imzalanan Mutabakat Zaptı'nı takip etti. İlişki, Abu Dabi'de bir "Kore Sezonu" festivali ve Dubai'de Kore içeriği, güzellik ürünleri ve mutfağını sergileyen yeni bir sergi salonu planları da dahil olmak üzere kültürel iş birliğini genişletmeye yönelik 2024 anlaşmasıyla gelişmeye devam ediyor. Bu girişimler, her iki ulusun kültürel koruma ve değişime olan ortak bağlılığını yansıtmakta ve vatandaşlarının birbirlerinin geleneklerini ve yaşam tarzlarını daha iyi anlamaları için yollar yaratmaktadır.trendsresearch.org+2
Kore medya sanatının evrimi, sanatçıların fotoğraf, videografi ve performans sanatı gibi yeni araçlarla geleneksel formlara meydan okumaya başladığı 1960'lar ve 1970'lerin deneysel sanat hareketlerine dayanmaktadır. Bu deneyim dönemi, Kore Savaşı sonrası sosyal ve fiziksel çevreye bir yanıt olarak ortaya çıkmış, sanatçılar teknolojiyi akademizme ve ana akım sanatsal geleneklere karşı bir direniş biçimi olarak kullanmışlardır. Batılı meslektaşlarının aksine, Koreli deneysel sanatçılar, modernleşme ve küreselleşme gibi yaygın sosyal konularla ilgilenirken teknolojik yenilik yoluyla direniş ruhlarını ifade ederek farklı bir yörünge izlemişlerdir.MIT Press+3
1980'lere gelindiğinde, küçük deneysel gruplar oluşmuş ve bu durum 1990'ların başında Art Tech Group'un kurulmasına yol açmıştır. Bu evrimin önemli eserleri arasında, Koreli sanatçıların teknoloji, beden ve algı arasındaki ilişkiyi nasıl keşfettiklerini örnekleyen Paik Nam-june'un "Self-Portrait Dharma Wheel" ve Park Hyun-ki'nin "TV Fishbowl" ve "Video Inclining Water" adlı eserleri yer almaktadır. Bu deneysel temel, çağdaş Kore medya sanatı için çok önemli olmuş, çeşitli sanatsal ifadelerin gelişmesi için zemin sağlamış ve bugün Koreli sanatçıları etkilemeye devam eden benzersiz bir soyağacı oluşturmuştur. Yakın zamanda düzenlenen "Only the Young: Experimental Art in Korea, 1960s–1970s" sergisi, Jung Kangja'nın erken dönem feminist eseri "Kiss Me" (1967) ve Kore'nin otoriter kültürel çerçevesini kıran iş birlikçi enstalasyonlar gibi eserleri sergileyerek bu öncü çabaları daha da vurgulamıştır.Sotheby's Institute of Art+4