Newsletter Subscribe
Enter your email address below and subscribe to our newsletter
[forminator_form id="25163"]

arkeonews+1.labrujulaverde+1.labrujulaverde.labrujulaverde+1.wikipedia+1.Arkeologlar, Fransa'nın kuzeyindeki Amiens-Renancourt tarih öncesi alanında, Pireneler'den Sibirya'ya kadar Avrupa genelinde bulunan Üst Paleolitik "Venüs" figürinleri koleksiyonuna eklenen 27.000 yıllık olağanüstü bir Gravettian kadın figürin başı ortaya çıkardılar.
Gravettian kültürü, Avrupa tarih öncesinin yaklaşık 33.000 ila 21.000 yıl öncesini (BP) kapsayan özellikle soğuk bir döneminde gelişmiştir. Tarihleme yöntemleri bu zaman çizelgesini oluşturmada çok önemli olmuştur ve radyokarbon tarihleme birincil teknik olarak kullanılmıştır. Hızlandırıcı Kütle Spektrometrisi'ndeki (AMS) son gelişmeler, Cro-Magnon kaya sığınağında bulunanlar gibi insan kalıntılarıyla ilişkili kabuklar da dahil olmak üzere daha küçük örneklerin daha hassas bir şekilde tarihlendirilmesine olanak sağlamıştır.wikipedia+2
Gravettian kronolojisindeki bölgesel farklılıklar, dikkatli tarihleme yoluyla tanımlanmıştır. Kültür, 29.000 BP itibarıyla Avrupa genelinde iyi bir şekilde yerleşmişti ve doğu Gravettian bölgeleri, kömür ve kemik örneklerine dayanarak 25.500 ile 21.200 BP arasında tarihler göstermekteydi. Daha sofistike yaklaşımlar artık radyometrik verileri analiz etmek için hiyerarşik Bayes modellerini kullanmakta, bu da araştırmacıların Gravettian bağlamlarını bölgeye göre ayırmasına ve daha incelikli kronolojik çerçeveler oluşturmasına olanak tanımaktadır. Bu hassas tarihleme, arkeologların Aurignacian ve Gravettian teknokompleksleri arasındaki zamansal ilişkiyi anlamalarına yardımcı olmuş, insan popülasyonları sert Buzul Çağı ortamına uyum sağlarken hem kültürel sürekliliği hem de yeniliği ortaya koymuştur.youtube+4
Venüs figürinleri, Batı Avrupa'daki Pireneler'den Sibirya ovalarına kadar 3.300 kilometreyi aşan geniş bir coğrafi alanda keşfedilmiştir. Bilinen en eski örnekler yaklaşık 35.000-40.000 yıl öncesine dayanmakta olup, Almanya'nın Swabian Alb bölgesinden Hohle Fels Venüsü, bu türün bilinen en eski figüratif sanatını temsil etmektedir. Figürinlerin çoğu, Avrupa'nın şiddetli buzul çağı koşullarıyla aynı zamana denk gelen Üst Paleolitik dönemde, 23.000 ila 25.000 yıl öncesine tarihlenmiştir.factsanddetails+4
Henri Delporte'nin coğrafi sınıflandırma sistemi, bu eserleri beş farklı bölgesel gruba ayırır: Pireneler-Aquitaine grubu (Lespugue ve Brassempouy Venüsleri dahil), Akdeniz grubu, Ren-Tuna grubu (ünlü Willendorf Venüsü ve Dolní Věstonice Venüsü'nü içeren), Rus grubu ve Sibirya grubu. Avrupa genelindeki bu yaygın dağılım, yaklaşık 30.000 yıl önce ortaya çıkan Gravettian halkları arasında paylaşılan bir kültürel uygulamaya işaret etmektedir. Figürinler, taş ve kemik silahlar, fildişi takılar ve Buzul Çağı hayvanlarının kalıntılarıyla birlikte mağaralar, açık hava alanları ve yerleşim yerleri dahil olmak üzere çeşitli bağlamlarda keşfedilmiştir.onlinelibrary.wiley+2
Çoğu Venüs figürini, yüz hatlarının eksikliği ile karakterize edilir; birçoğunun hiç fark edilebilir bir yüzü yoktur veya oldukça soyut temsillerdir. Bu kasıtlı ihmal, akademisyenlerin bu eserlerin kişisel kimlikten ziyade üreme yeteneklerini vurgulayarak belirli bireylerden ziyade genel kadın formlarını temsil etmesi amaçlandığını öne sürmelerine yol açmıştır. Birçok Venüs figürininin yüzsüzlüğü, bazı araştırmacıların tarih öncesi kültürlerin kadınlara bireysel özelliklerinden ziyade öncelikle üreme işlevleri için değer verdiği teorisini ortaya atmalarına neden olmuştur.thecollector+2
Amiens-Renancourt'taki son keşif, belirgin burun, gözler ve yanaklar dahil olmak üzere alışılmadık derecede detaylı yüz anatomisi ile bu kalıbın çarpıcı bir istisnasını sunmaktadır. Gravettian figürinlerinin tipik özelliği olan aşağı dönük başların aksine, bu örnek çökük göz yuvaları ile gösterilen yukarı doğru bir bakışa sahiptir. Başın arkası, örgülü saç, bir ağ veya ritüel bir başlığı temsil edebilecek ızgara benzeri desenler, dikey çizgiler ve çentikler oluşturan karmaşık kesikler sergilemektedir. Bu bireyselleştirilmiş özellikler, bu özel figürinin belirli bir kişiyi veya sosyal rolü tasvir etmiş olma olasılığını akla getirmekte ve Venüs figürinlerinin tamamen sembolik doğurganlık nesneleri olduğu yönündeki uzun süredir kabul gören varsayımlara meydan okumaktadır.wikipedia+1