Newsletter Subscribe
Enter your email address below and subscribe to our newsletter
[forminator_form id="25163"]

eurekalert+1news.northwesternnews.northwesternUluslararası bir gökbilimci ekibi, Samanyolu dışında gözlemlenen ilk küresel küme yıldız akışını keşfederek evrenin en derin gizemlerinden biri olan karanlık maddeye yeni bir pencere açtı.
Eski bir yıldız kümesinden kopan narin bir yıldız şeridi olan akış, Dünya'dan yaklaşık 115 milyon ışık yılı uzaklıkta bulunan UGC 9050-Dw1 adlı ultra dağınık bir galakside tanımlandı. Çarşamba günü Nature dergisinde yayınlanan bulgular, galaksi dışı astronomide bir dönüm noktasını temsil ediyor.eurekalert+1
Çalışmayı Danimarka Teknik Üniversitesi'nden Sarah Pearson ile birlikte yöneten Kopenhag Üniversitesi Niels Bohr Enstitüsü'nden doktora öğrencisi Julie Kiel Holm, "Başka bir galakside küresel küme yıldız akışı keşfettik. Kendi galaksimiz Samanyolu dışında böyle bir akışın ilk kez gözlemlenmesi bu keşfi özellikle heyecan verici kılıyor" dedi.eurekalert
Keşif, NASA'nın Hubble Uzay Teleskobu'nun arşiv verilerinde göz önünde saklanıyordu. Çalışmanın ortak yazarları Arizona Üniversitesi'nden David Sand ve Catherine Fielder görüntüleri toplamıştı ve meslektaşları David Hendel, yıldız akışına benzeyen silik, ince yayı fark etti.news.northwestern
Keşfin daha geniş önemi, küresel küme yıldız akışlarının kendi galaksimizin ötesindeki galaksilerde karanlık maddeyi ölçmek için araç olarak kullanılabileceğini göstermesinde yatıyor. Karanlık madde, evrendeki tüm maddenin yaklaşık %85'ini oluşturur ancak ne ışık yayar ne de yansıtır, bu da onu doğrudan gözlem için görünmez kılar.news.northwestern+1
Ekip, binlerce bilgisayar simülasyonu oluşturarak, küme özellikleri ve karanlık madde dağılımlarının hangi kombinasyonunun akışın gözlemlenen şeklini yeniden üretebileceğini belirledi. En iyi uyan modeller, UGC 9050-Dw1'in ultra dağınık galaksiler için beklentilerle tutarlı olarak büyük miktarda karanlık madde içerdiğini ortaya koydu.news.northwestern
Northwestern Üniversitesi'nden ortak yazar Tjitske Starkenburg, "Bir yıldız akışındaki yıldızların tümü neredeyse aynı yörüngede hareket eder ve bu yörünge galaksinin kütleçekimi tarafından şekillendirilir" dedi. "Bu kütleçekimini modelleyerek galaksinin toplam kütlesini tahmin edebiliriz. Bu kütlenin ne kadarının yıldızlar gibi görünür maddeden geldiğini zaten biliyoruz, bu yüzden geri kalanı karanlık madde olmalı."news.northwestern
Araştırmacılar, Avrupa Uzay Ajansı'nın Euclid görevi ve NASA'nın Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu da dahil olmak üzere yaklaşan gözlemevlerinin, diğer galaksilerde tespit edilebilir yıldız akışlarının sayısını önemli ölçüde artırmasını bekliyor. Starkenburg, Roman Uzay Teleskobu'nun Hubble'ın görüş alanından 100 kat daha büyük bir alanı gözlemleyebileceğine dikkat çekti.news.northwestern
Starkenburg, "İnce yıldız akışları, içlerinden küçük karanlık madde yoğunlaşmaları geçtiğinde boşluklar veya kümeler geliştirebilir" dedi. "Buna neyin sebep olduğunu doğrulayabilirsek, bu bize karanlık maddenin nasıl dağıldığını test etmek ve nihayetinde temel doğası hakkında daha fazla şey öğrenmek için tamamen yeni bir yol sağlayacaktır."news.northwestern