Newsletter Subscribe
Enter your email address below and subscribe to our newsletter
[forminator_form id="25163"]

trustnetbusinesstodaytrustnetÜst düzey bir enerji fonu yöneticisine göre, Çin'in ham petrol ithalatını yarıdan fazla azaltma kararı, Hürmüz Boğazı krizi sırasında küresel enerji fiyatlarında yaşanabilecek felaket niteliğindeki bir artışı engelleyen en büyük faktör oldu.
Guinness Global Energy fonunun eş yöneticisi Jonathan Waghorn, geçen hafta Guinness Global Investors'ın yıllık konferansında yaptığı konuşmada, Çin'in ithalatını günlük 11-12 milyon varilden yaklaşık beş milyon varile düşürdüğünü, stratejik stoklarına ve elektrikli araçlara geçiş sürecini hızlandırmasına büyük ölçüde güvendiğini belirtti. Waghorn, Çin'in bu çekilmesi olmasaydı petrol fiyatlarının varil başına 15 dolar daha yüksek olabileceğini ve bunun piyasanın geri kalanının absorbe etmesi için muazzam miktarda petrolü serbest bıraktığını tahmin etti.trustnet
"Bu, Çin'in piyasanın dengelenmesine izin vermek için almamayı seçtiği devasa bir petrol hacmi," dedi Waghorn.trustnet
McKinsey Global Institute analizinin son dönemdeki en büyük enerji arz şoku olarak tanımladığı ve zirve noktasında küresel petrol ve gaz arzının %14'ünü etkileyen aksamaya rağmen, petrol fiyatları yılbaşından bu yana ortalama 90 dolar civarında seyretti ve şu anda 100 dolar civarında geziniyor. McKinsey analizi, 2026 şokunun 1970'lerdeki petrol şoklarının göreceli etkisinin iki katından fazla ve 2022'deki Rusya-Ukrayna çatışmasının neden olduğu en yüksek aksamadan altı kat daha fazla olduğunu ortaya koydu.businesstoday+2
Çin'in ötesinde, Uluslararası Enerji Ajansı'nın 32 üye ülkesi stratejik rezervlerden 400 milyon varil serbest bırakarak küresel arza günlük yaklaşık iki milyon varil ekledi. Ancak Waghorn, bu tamponun neredeyse tükendiği konusunda uyardı; rezervlerin yaklaşık %80'i zaten piyasaya sürüldü ve ABD stratejik petrol rezervi, yasal sınır olan 250 milyon varillik minimum seviyeye yaklaşıyor.trustnet
Çin'in azalan tüketimi, savaş zamanı kısıtlamalarından daha fazlasını yansıtıyor gibi görünüyor. JPMorgan'ın küresel emtia stratejisi başkanı Natasha Kaneva'nın Temmuz 2026 tarihli bir notuna göre, Çin ekonomisi "yüksek enerji fiyatlarına geçmiş deneyimlerin gösterdiğinden daha verimli bir şekilde uyum sağlıyor olabilir." Günlük yaklaşık 180.000 varillik benzin talebi kaybı yaşanıyor ve bunun %70'inin piyasalar normalleştikten sonra da devam etmesi bekleniyor. Çin'de satılan yeni araçların neredeyse üçte ikisi artık elektrikli veya hibrit ve rafineri devi Sinopec, Çin'in petrol talebinin 2026'da %3,9 düşeceğini tahmin ediyor.theconversation+1
Macquarie Üniversitesi'nden Lurion De Mello, Çin'in petrol tüketiminin 2025'te zirve yapmış olabileceğine dikkat çekerek, The Conversation'da ülkenin ekonomisinin 2021 ile 2025 yılları arasında yaklaşık %20 büyürken ulaşım yakıtı kullanımının sabit kaldığını yazdı.theconversation
Durum kırılganlığını koruyor. 10-11 Eylül tarihlerinde düzenlenen bir dizi drone saldırısı, Suudi Arabistan'ın Hürmüz'ü baypas etmek için inşa edilen kritik bir alternatif ihracat rotası olan Doğu-Batı boru hattına zarar verdi ve Aramco'yu hattı kapatmaya zorladı. Bu arada, Ukrayna'nın Rus rafinerilerine yönelik devam eden saldırıları rafineri kapasitesini devre dışı bıraktı; Rusya'nın benzin üretimi yıllık bazda %20, dizel üretimi ise neredeyse %30 düştü.theconversation
RBC Capital Markets, Brent ham petrolünün yıl sonuna kadar 120 doları aşabileceği konusunda uyarırken, Goldman Sachs fiyatların 2027 sonuna kadar varil başına 55 dolar civarında olacağını tahmin ediyor. Waghorn, fiyatlar varil başına 80 ila 85 dolar arasına düştüğünde Çin'in küresel petrol piyasalarına geri dönmesini bekliyor; bu hamle arzı bir kez daha hızla sıkılaştırabilir.trustnet+1