Newsletter Subscribe
Enter your email address below and subscribe to our newsletter
[forminator_form id="25163"]

scitechdaily+1scitechdaily+1newscientistBu ay bildirilen iki ayrı keşif, gökbilimcilere evrenin en derin gizemlerinden birine yönelik yeni yaklaşımlar sunuyor: tüm maddenin yaklaşık %85'ini oluşturmasına rağmen henüz doğrudan tespit edilememiş olan görünmez madde, yani karanlık maddenin doğası.
Uluslararası bir araştırmacı ekibi, Dünya'dan yaklaşık 115 milyon ışık yılı uzaklıktaki ultra sönük bir galaksi olan UGC 9050-Dw1'in etrafında dolanan ince bir yıldız şeridi olan, Samanyolu dışındaki bilinen ilk küresel küme yıldız akıntısını keşfetti. Nature dergisinde 12 Ağustos'ta yayımlanan bu bulgu, uzak galaksilerdeki karanlık maddenin izini sürmek için yeni bir araç sunuyor.scitechdaily+2
Yıldız akıntıları, bir galaksinin kütleçekiminin, yörüngesindeki bir küresel kümeden yıldızları yavaş yavaş koparmasıyla oluşur. Kopan yıldızlar, içinden geçtikleri kütleçekim alanı hakkında bilgiler barındıran dar kuyruklar halinde uzanır; buna görünmeyen kütlenin çekim gücü de dahildir. Samanyolu'nda bu tür düzinelerce akıntı bulunsa da, son derece sönük olmaları nedeniyle başka bir galakside böyle bir akıntı tespit etmek çok daha zordu.universetoday+1
"Bu kütleçekimini modelleyerek galaksinin toplam kütlesini tahmin edebiliyoruz. Bu kütlenin ne kadarının yıldızlar gibi görünür maddelerden kaynaklandığını kabaca zaten biliyoruz, dolayısıyla geri kalanı karanlık madde olmalı" dedi Northwestern Üniversitesi'nden Tjitske Starkenburg, araştırmanın ortak yazarlarından biri.scitechdaily+1
Galaksinin alışılmadık derecede seyrek yıldız popülasyonu, akıntının karanlık arka planda görünür olmasını sağladı. Kopenhag Üniversitesi'nden Julie Kiel Holm ve Danimarka Teknik Üniversitesi'nden Sarah Pearson liderliğindeki ekip, devasa bir karanlık madde halesi içine gömülmüş bir galaksi modelini destekleyen binlerce simülasyon gerçekleştirdi.nature+1
Ayrı bir çalışmada ise Çin'deki Guangxi Üniversitesi'nden Yun-Feng Liang liderliğindeki bir ekip, NASA'nın Fermi Gama Işını Uzay Teleskobu'nun 15,5 yıllık verilerinde Başak (Virgo), Ocak (Fornax) ve Yılancı (Ophiuchus) galaksi kümelerini analiz ederek olağan dışı bir gama ışını çizgisi sinyali tespit ettiğini bildirdi. Physical Review Letters'da yayımlanan sinyal, bazı teorilerin karanlık madde parçacıklarının birbirini yok etmesi durumunda gerçekleşeceğini öngördüğü duruma benziyor.newscientist+1
Araştırmacılar, sinyalin rastgele bir gürültü olma olasılığının 10.000'de 1'den az olduğunu tahmin ediyor. Yine de bulgu henüz kesinleşmiş değil: Sinyal uzak kümelerde görülüyor ancak karanlık maddenin yoğun olduğu Samanyolu'nun merkezinin yakınlarında ortaya çıkmıyor.newscientist
"Sinyalin uzak kümelerde parlayıp kendi kozmik arka bahçemizde sessiz kalması son derece tuhaf" dedi Liang. "Eğer bu gerçekten karanlık maddeden kaynaklanıyorsa, parçacıkların geleneksel teorilerin öngördüğünden çok daha karmaşık bir şekilde etkileşime girmesi gerektiğini gösteriyor."newscientist
Her iki keşif de yeni nesil teleskopların şekillendireceği bir geleceğe işaret ediyor. NASA'nın Hubble'dan 100 kat daha geniş bir görüş alanına sahip olan Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu, yakın galaksilerde çok daha fazla yıldız akıntısını ortaya çıkarabilir; önerilen gama ışını gözlemevleri ise spektral çizgi sinyalini doğrulayabilir veya çürütebilir. Şimdilik bu bulgular, karanlık madde hakkında ne kadar çok şeyin gizemini koruduğunu ve onu aramak için nasıl yeni yöntemlerin ortaya çıkmaya devam ettiğini vurguluyor.scitechdaily+1