Newsletter Subscribe
Enter your email address below and subscribe to our newsletter
[forminator_form id="25163"]

reutersmoneycontrolmoneycontrolSalı günü Suudi Arabistan'ın güneyine düzenlenen bir dizi Husi insansız hava aracı ve balistik füze saldırısı, 73 kişinin yaralanmasına ve petrol tesislerinde yangın çıkmasına neden oldu. Bu saldırılar, Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye tarafından sadece bir ay önce imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın ilk gerçek sınavı niteliğini taşıyor.
Suudi öncülüğündeki koalisyon ve Husi askeri açıklamalarına göre saldırılar Abha, Hamis Muşait, Cizan ve Necran şehirlerini hedef alarak Saudi Aramco'ya bağlı enerji tesislerini, Abha Uluslararası Havalimanı'nı ve Kral Halid Hava Üssü'nü vurdu. Suudi yetkililer, güneydeki birçok enerji tesisindeki operasyonların geçici olarak durdurulduğunu ve aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 73 sivilin yaralandığını açıkladı. Bölge, Cizan'da günde 400.000 varil kapasiteli bir rafineriye ev sahipliği yapıyor.al-monitor+2
Suudi öncülüğündeki koalisyon sözcüsü Türki el-Maliki, saldırıları "tehlikeli bir tırmanış" olarak nitelendirdi ve koalisyonun "terörist Husi milislerini caydırmak için gerekli tüm operasyonel önlemleri alacağını" söyledi. Moskova'da konuşan Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, diplomasi kapısının açık kaldığını ancak krallığın "kendini savunmaktan çekinmeyeceğini" ifade etti.reuters+2
7 Ağustos'ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, üç imzacıdan herhangi birine yönelik silahlı saldırının hepsine yapılmış bir saldırı olarak kabul edileceğini öngörüyor. Pakt, NATO'nun 5. Madde ilkesi örnek alınarak oluşturulmuş olsa da, analistler anlaşmanın ortak bir komuta merkezinden, daimi kuvvetlerden veya belirli bir tetikleme mekanizmasından yoksun olduğuna dikkat çekiyor.reuters+1
Pakistan Savunma Bakanı Hoca Asıf Salı günü yaptığı açıklamada, paktın devreye girebileceğini belirterek Geo TV'ye anlaşmanın anlamı konusunda "hiçbir belirsizlik" olmaması gerektiğini söyledi. Asıf, "Biz bu paktın şart ve koşullarına bağlıyız ve Allah'ın izniyle ihtiyaç duyulması halinde bunlara riayet edeceğiz" dedi. Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise saldırıları kınayarak Husilere "düşmanca eylemlerine derhal son vermeleri" çağrısında bulundu.moneycontrol+2
Ancak her iki ülke de herhangi bir askeri seferberlik ilan etmedi. Asıf, saldırıların ardından Pakistan ile Suudi Arabistan arasında herhangi bir iletişim hakkında bilgisi olmadığını kabul etti ve anlaşmanın "saldırgan bir anlaşma olmadığını" vurguladı.economictimes.indiatimes+1
Analistler, paktın operasyonel bir savaş anlaşmasından ziyade bir caydırıcı olarak tasarlandığını savunuyor. Arab Center Washington DC, Ağustos ayındaki değerlendirmesinde anlaşmanın "ortak bir komuta, daimi kuvvetler veya herhangi bir tetikleme mekanizması oluşturmadığını" ve "bir saldırı durumunda gerçek bir askeri yanıt üretmesinin pek olası olmadığını" belirtti. Atlantic Council'den Michael Kugelman ise anlaşmanın "NATO benzeri bir ittifak olmadığını" ancak stratejik açıdan anlamlı kaldığını yazdı.ndtvprofit+1
Pakistan'ın halihazırda Suudi Arabistan'da konuşlu yaklaşık 8.000 askeri, savaş uçakları ve hava savunma sistemleri bulunuyor; bu da İslamabad'a muharip operasyonlar yerine mevcut güvenlik iş birliği üzerinden yanıtını kalibre etme imkanı tanıyor. Pakistan parlamentosu 2015 yılında Yemen'deki Suudi öncülüğündeki koalisyona katılmama yönünde oy kullanmıştı; bu emsal, politikayı şekillendirmeye devam ediyor.firstpost+1
AFP verilerine göre, Husi saldırıları dört yıllık ateşkesin bozulmasının ve Babülmendeb Boğazı yakınlarında 500'den fazla kişinin ölümüne yol açan günlerce süren çatışmaların ardından geldi. King's College London'dan Andreas Krieg, saldırıların Veliaht Prens Muhammed bin Selman için "son derece rahatsız edici bir ikilem" yarattığını belirterek, "Husiler, Riyad'ın gerçek kırmızı çizgisinin tam olarak nerede olduğunu test ediyor" dedi.al-monitor