Newsletter Subscribe
Enter your email address below and subscribe to our newsletter
[forminator_form id="25163"]

aljazeera+1eunews+1euinsider.eu+1ABD-İran mutabakat zaptının Çarşamba günü resmen imzalanması, transatlantik diplomasisinde yeni bir sayfa açtı. Avrupalı liderler, analistlerin bloğun kalıcı bir marjinalleşme riskiyle karşı karşıya olduğu konusunda uyarılarına rağmen, müzakerelerin bir sonraki aşamasına katkıda bulunabilecekleri konusunda ısrar ediyorlar.
AB dış politika şefi Kaja Kallas, Pazartesi günü Avrupa Parlamentosu'na yaptığı açıklamada, ABD-İran anlaşmasının ardından "ihtiyatlı iyimserlik için gerekçeler olduğunu" belirterek, bunu Orta Doğu istikrarı için potansiyel bir dönüm noktası olarak nitelendirdi. Son haftalarda Kallas, AB'nin nükleer uzmanlığının onu vazgeçilmez kıldığını savundu. "Masada nükleer uzmanlar olmalı" dedi. "Aksi takdirde, JCPOA'dan daha zayıf bir anlaşmayla karşı karşıya kalacağız." AB'nin deniz operasyonlarına ve bloğun 2015 nükleer anlaşmasına aracılık etme deneyimine somut varlıklar olarak işaret etti.eunews+2
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Fransa'nın Evian kentindeki G7 zirvesi öncesinde düzenlenen basın toplantısında anlaşmayı memnuniyetle karşıladı ancak yaptırımlar konusunda kesin bir çizgi çekti. "Yaptırımların ilkesi, onları kaldırmayı düşünmeden önce sahada gerçek bir değişime ihtiyacımız olmasıdır" dedi. "Eğer davranışlar güvenilir ve doğrulanabilir bir şekilde değişiyorsa, o zaman yaptırımları kaldırabilirsiniz. Ancak bunun tersi de geçerlidir."youtube+2
Her iki başkan tarafından elektronik olarak imzalanan 14 maddelik mutabakat zaptı, ABD-İran ateşkesini 60 gün uzatıyor ve her iki tarafı da İran'ın silah edinmesini önlemeyi amaçlayan nükleer müzakerelere bağlıyor. Görüşmeler, resmi bir Avrupa rolü olmaksızın Umman ve Katar arabuluculuk kanalları üzerinden yürütüldü.nypost+2
Analistler bunun yapısal bir değişimi yansıttığını söylüyor. Crisis Group'tan Ali Vaez, Avrupa üçlüsünün (İngiltere, Fransa ve Almanya) "konumlarını o kadar kötü yönettiklerini" ve ne Washington'un ne de Tahran'ın onları kaldıraç sahibi olarak görmediğini belirtti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, E3'ü mevcut süreç için "alakasız" olarak tanımladı. Paris'teki Jean-Jaurès Vakfı'ndan David Khalfa, Avrupa'nın "çifte açmaz" içinde olduğunu gözlemledi: müzakerelerden dışlanmış ancak bir anlaşmanın beklentilerini baltalayamayacak durumda.euinsider.eu+1
AB'nin zorluğu, ana aracı olan yaptırımların, İran'ın kaldırılmasını istediği kapsamlı ABD ekonomik kısıtlamalarına kıyasla sadece marjinal bir öneme sahip olmasıdır. Avrupa, Eylül 2025'te BM geri getirme mekanizmasını tetikleyerek uluslararası yaptırımları yeniden uygulamaya koydu, ancak bu durum müzakere masasında bir koltuğa dönüşmedi.الشرق الأوسط+2
Kallas, nihai herhangi bir anlaşmanın balistik füzeleri, bölgesel vekilleri ve İran'ın "Avrupa'daki hibrit ve siber faaliyetleri" olarak adlandırdığı konuları ele almasını talep etti. Ancak 60 günlük müzakere süresi işlerken ve Washington ile Tahran doğrudan iletişim kurarken, Avrupa'nın sonuca sadece tepki vermek yerine onu şekillendirme penceresi hızla daralıyor.euinsider.eu+1