Newsletter Subscribe
Enter your email address below and subscribe to our newsletter
[forminator_form id="25163"]

aljazeera+1kurdistan24+1kurdistan24+1İran ile Katar arasında, Tahran'ın bu yılın başlarında jetlerinin düşürülmesinin ardından esir alındığını iddia ettiği üç İranlı askeri pilotun akıbeti konusunda diplomatik bir kriz patlak verdi. Bu durum, ABD-İran savaşı ve Hürmüz Boğazı'nda tırmanan saldırılarla zaten çalkantılı olan bölgedeki gerilime yeni bir boyut kazandırdı.
İran Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Cevad Salihi, Abdülmecid Daştiyan ve İmran Behraveşiyan olarak teşhis edilen üç Su-24 savaş uçağı pilotunun, Mart ayında Tahran'ın Katar'daki "düşman askeri üssü" olarak tanımladığı bir hedefe yönelik görev sırasında uçaklarının düşmesi sonucu Katar güçleri tarafından sağ olarak ele geçirildiğini açıkladı. İran Silahlı Kuvvetleri Kayıp Şahıslar Komitesi Komutanı General Muhammed Bakırzade, Uluslararası Kızılhaç Komitesi Başkanı Mirjana Spoljaric Egger'e yazdığı mektupta bu bilgiyi paylaşarak, pilotların aileleriyle veya İranlı yetkililerle hiçbir iletişim kurmalarına izin verilmeden altı aydır hücrede tutulduğunu belirtti.jpost+3
Katar ise iddiaları hızlı ve kesin bir dille yalanladı. Al Jazeera Arabic'in haberine göre, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, Doha'nın İranlı yetkililerin "yanıltıcı açıklamaları karşısında şaşkınlığa uğradığını" ifade etti. El-Ensari, uçakların Mart ayında Katar hava sahasını ihlal ettiğini ve uyarılara yanıt vermediğini, bunun üzerine Katar güçlerinin hedeflere müdahale ettiğini belirtti. Arama kurtarma ekiplerinin daha sonra pilotlardan biri olan Macid Kazımi'nin cansız bedenine ulaştığını aktaran Katar, cenazenin teslimi için İran ile temasa geçildiğini ancak Tahran'ın buna yanıt vermediğini bildirdi.aljazeera+2
Katar'ın ABD ile İran arasında arabuluculuk görevi üstlenmiş olması nedeniyle bu iddialar büyük bir hassasiyet taşıyor. Kurdistan24, Doha'nın hızlı yalanlama kararının, İran'ın bu iddiasının Katar'ın tarafsız bir arabulucu olarak güvenilirliğine zarar verebileceği endişesini yansıttığını aktardı.kurdistan24
Diğer bir gelişmede ise Associated Press'in haberine göre Birleşik Arap Emirlikleri, 13 Ağustos'ta Hürmüz Boğazı'ndan geçen Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi (ADNOC) tarafından işletilen iki tankere insansız hava araçlarıyla saldırması nedeniyle İran'ı suçladı. Olayda yaralanan olmadığı bildirildi. BAE Dışişleri Bakanlığı saldırıları "korsanlık" ve "bölge istikrarına doğrudan bir tehdit" olarak nitelendirdi. ADNOC, savaşın başladığı Şubat ayından bu yana boğazdan geçen toplam 15 gemisinin saldırıya uğradığını açıkladı.aljazeera+1
Saldırılar, ABD Başkanı Donald Trump'ın su yolunun "tam kontrolünün" ABD'de olduğunu beyan etmesi ve burayı ABD toprağı ilan edebileceğinin sinyalini vermesinin ardından geldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu ise bu iddiayı reddederek boğazın "tamamen İran İslam Cumhuriyeti'nin yönetimi ve kontrolü altında" olduğunu vurguladı.yahoo
Üst üste binen bu anlaşmazlıklar, daha geniş çaplı çatışmayı sona erdirmeye yönelik diplomatik çabaların ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor. Haziran ayında başlayan ABD-İran müzakereleri, her iki tarafın da birbirini mutabakat zaptını ihlal etmekle suçlamasının ardından Temmuz ayında deniz ablukasının yeniden yürürlüğe girmesiyle çıkmaza girdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medyada yaptığı paylaşımda Washington'ın "istihbarat hataları" nedeniyle "yanlış hesap yaptığını" belirtirken, Trump gazetecilere "İran'a güvenmiyorum" dedi.yahoo