Newsletter Subscribe
Enter your email address below and subscribe to our newsletter

ancient-origins+1ancient-origins+2ancient-origins+1ancient-origins+1ancient-origins+2Baylor Üniversitesi liderliğindeki bir arkeoloji ekibi, İtalya'nın merkezindeki San Giuliano nekropolünde 2.600 yıllık, nadir ve bozulmamış bir Etrüsk oda mezarı ortaya çıkardı. Araştırmacılara göre, seramik vazolar, demir silahlar, bronz süs eşyaları ve gümüş saç makaraları dahil olmak üzere 100'den fazla dikkat çekici şekilde korunmuş eserin çevrelediği dört bireyi barındıran bu mezar, son yılların en önemli Etrüsk keşiflerinden birini temsil ediyor.
San Giuliano Arkeolojik Araştırma Projesi (SGARP), Roma'nın yaklaşık 70 km kuzeybatısında, Lazio'daki Marturanum Parkı'nda bulunan San Giuliano arkeolojik alanını inceleyen disiplinler arası bir araştırma girişimidir. 2016 yılında başlatılan bu iş birliği; Baylor Üniversitesi ile Barbarano Romano Belediyesi, Virgil Akademisi ve bölgesel yetkililer dahil olmak üzere İtalyan ortaklar arasında, alandaki uzun vadeli insan yerleşim modellerini yeniden oluşturmayı amaçlamaktadır. SGARP, öncelikle iki önemli döneme odaklanmaktadır: Etrüsk dönemi (MÖ 700-300) ve İtalyan manzarasını MS 1000 civarında dönüştüren orta çağ incastellamento (kale yapımı) dönemi.camws+2
Proje, daha önce haritalanmamış 550'den fazla Etrüsk mezarını belgeleyerek ve yağmalanma tehdidi altındaki birkaç mezarı kazarak etkileyici sonuçlar elde etti. Araştırmacılar, Etrüsk defin uygulamaları ve sosyal organizasyon hakkında bilgiler sağlayan seramikler ve insan kalıntıları dahil olmak üzere binlerce eser kurtardı. Platonun tepesinde yapılan kazılar; bir kule, şölen salonu, şapel ve mezarlık dahil olmak üzere orta çağ yapılarını ortaya çıkardı. Bilimsel hedeflerinin ötesinde SGARP, kültürel mirası korumak, Marturanum Parkı'nda turizm altyapısını geliştirmek ve alanın zengin tarihini hem İtalya'da hem de Amerika Birleşik Devletleri'nde paylaşan müze sergileri oluşturmak için yerel toplulukla aktif olarak çalışmaktadır.bic.honors.baylor+2
Oryantalizan dönem (MÖ 700-575), geniş ticaret ağlarının Doğu etkilerini İtalya'nın merkezine getirdiği, Etrüsk sanatında dönüştürücü bir dönemdi. Bu kültürel alışveriş, San Giuliano gibi alanlarda kazılan ve Suriye, Asur, Fenike ve Mısır'dan ödünç alınan ayırt edici dekoratif motiflerle karakterize edilen eserlerde belirgindir. Etrüsk zanaatkarları, palmetler, lotus çiçekleri ve aslanlar, sfenksler ve grifonlar gibi egzotik hayvanları sanatsal repertuarlarına dahil ederek bu yabancı unsurları benimsemiş ve kendi benzersiz tarzlarını geliştirmişlerdir.wikipedia+2
Etrüskler bu dönemde çeşitli mecralarda olağanüstü bir işçilik sergilediler:
dismanibus156.wordpressstevala1.pressbooks.sunycreatedismanibus156.wordpressartincontext+1San Giuliano'da yeni keşfedilen mezar, Etrüsk oda mezarlarının karakteristik bir özelliği olan, oyma taş yataklar üzerine dikkatlice yerleştirilmiş dört bireyin kalıntılarını içeriyordu. Ön analizler, bu bireylerin muhtemelen iki erkek-kadın çiftini temsil ettiğini öne sürüyor, ancak bu yorumu doğrulamak için kapsamlı antropolojik, izotopik ve genetik çalışmalar hala devam ediyor. Bu düzenleme, ölenlerin sanki sonsuz bir şölene katılıyormuş gibi konumlandırıldığı Etrüsk cenaze ziyafeti geleneğini yansıtıyor; bu kavram, MÖ 294'teki Roma fethinden sonra bile devam etmiştir.archaeology+1
Doğrudan kayaya titizlikle oyulmuş taş cenaze yatakları, ritüelistik bir düzenleme gibi görünen bir şekilde kasıtlı olarak yerleştirilmiş 110'dan fazla mezar hediyesi ile çevriliydi. Bazı seramik kaplar, mezarın nihai mühürlenmesinden önce yapılandırılmış bir defin törenine işaret eden belirli ritüel pozisyonlara yerleştirildiklerine dair kanıtlar göstermektedir. Bu bozulmamış defin bağlamı, arkeologlara sadece bireylerin kendilerini değil, aynı zamanda Etrüsklerin hem bedenleri hem de sunuları dikkatli bir şekilde düzenleyerek ölümü ve ölümden sonraki yaşamı nasıl kavramsallaştırdıklarını incelemek için eşsiz bir fırsat sunmaktadır.ancient-origins+2
Etrüsk defin gelenekleri, hem yakma hem de gömme uygulamalarını benimseyerek medeniyetleri boyunca önemli ölçüde evrimleşmiştir. Başlangıçta, kalıntıların süslü vazolar veya kaplar içine yerleştirildiği yakma işlemi baskındı; gömme işlemi ise özellikle güney Etrüsk topraklarında Oryantalizan dönemde daha moda hale geldi. Ölenler genellikle şehir surlarının dışında, sütunlar, kirişler ve yaşayanların evlerini taklit eden çoklu odalar içeren, ev yapılarını yansıtacak şekilde titizlikle tasarlanmış mezarlarla, ayrıntılı nekropollerde gömülürlerdi.wikipedia+2
Bu defin alanları, Etrüsk sosyal hiyerarşisi ve ölümden sonraki yaşama dair inançlar hakkında çok şey ortaya koymaktadır. Zengin Etrüskler, seramikler, bronz aynalar, mücevherler, silahlar ve cenaze ziyafetleri için eşyalar dahil olmak üzere bol miktarda mezar hediyesi ile gömülürlerdi, bu da ölümden sonra yaşamın devam ettiğine dair inancı düşündürür. Mezar mimarisi, basit kaya oyma odalardan, genellikle ziyafetleri, dansları ve mitolojik sahneleri tasvir eden canlı fresklerle süslenmiş taş istinat duvarlarına sahip büyük tümülüslere kadar çeşitlilik gösterirdi. Bazı kanıtlar, cenaze törenlerinin ayrıntılı ritüelleri ve hatta belki de ölenler için anma oyunları olarak gladyatör yarışmalarının erken biçimlerini içerdiğini öne sürmektedir. Mezar mimarisi ve mezar hediyelerindeki çeşitlilik, sadece Etrüsk kültürünün zaman içindeki evrimini yansıtmakla kalmaz, aynı zamanda sofistike medeniyetlerinin çok önemli bir arkeolojik kanıtı olarak da hizmet eder.factsanddetails+4