Newsletter Subscribe
Enter your email address below and subscribe to our newsletter
[forminator_form id="25163"]

reutersreuters+1telegraphindiaDünya Meteoroloji Örgütü (WMO) Perşembe günü yaptığı açıklamada, dünya genelindeki nehirlerin 2025 yılında son yılların en kurak dönemlerinden birini yaşadığını ve dünya nehir havzalarının üçte birinden fazlasında normalin altında akış kaydedildiğini belirtti; bu, 35 yıllık veri toplama sürecindeki en kötü sonuçlardan biri.reuters+1
WMO'nun Küresel Su Kaynakları Durumu raporunda yayınlanan bulgular, yeraltı suları, göller, bitki örtüsü, buz ve kar genelinde yaklaşık on yıldır devam eden karasal su depolama kapasitesindeki daha geniş çaplı düşüşü yansıtıyor.reuters
Tasarruf hesabımızı tüketiyoruz. Küresel karasal su depolama kapasitesi 2014-2016 yıllarından bu yana düşüş eğilimi gösteriyor; bu on yıllık kalıcı bir sinyal, dedi WMO Genel Sekreteri Celeste Saulo raporla birlikte yayınlanan açıklamasında. Kurum, bu rezervlerin olağanüstü kurak yıllarda bir tampon görevi gördüğünü ancak bu tamponun giderek küçüldüğünü belirterek ciddi gelecek etkileri konusunda uyardı.telegraphindia+1
Küresel resme kuraklık hakim olsa da, rapor bazı nehir havzalarının, Güney Asya'nın bazı bölümleri dahil, normalin üzerinde su seviyeleri yaşadığını vurgulayarak giderek daha düzensiz ve öngörülemez hale gelen su döngülerinin altını çizdi. Kurak ve su baskınına uğrayan bölgeler arasındaki tezat, iklim baskılarının dünya genelindeki hidrolojiyi ne kadar dengesiz bir şekilde yeniden şekillendirdiğini gösteriyor.telegraphindia+1
WMO, 2025 yılında üst üste dördüncü kez tüm bölgelerde yaygın buzul kayıpları kaydedildiğini belirterek, devam eden çekilmenin uzun vadeli su güvensizliğine katkıda bulunacağı konusunda uyardı. Buzullar, sıcak aylarda eriyen suları serbest bırakarak doğal rezervuar görevi görür; sürekli küçülmeleri, nehrin aşağısındaki topluluklar için kritik bir kaynak olan su tedarikini ortadan kaldırır.telegraphindia
Rapor, politika yapıcıların uluslararası iklim müzakerelerinin bir sonraki turuna hazırlandığı bir dönemde yayınlanarak, su yönetimi ve adaptasyon yatırımları konusundaki tartışmalara yeni bir aciliyet kazandırıyor.