Newsletter Subscribe
Enter your email address below and subscribe to our newsletter
[forminator_form id="25163"]

darkhorizons+1.darkhorizons+1.darkhorizons+1.darkhorizons+1.darkhorizons+1.Row K Entertainment, 27 Ekim'de Gus Van Sant'ın suç gerilimi "Dead Man's Wire"ın fragmanını yayınlayarak, beğenilen yönetmenin yedi yıllık bir aradan sonra uzun metrajlı sinemaya dönüşünü duyurdu. Filmde Bill Skarsgård, 1977'de ipotek komisyoncusunu kaçırıp başına av tüfeği bağlayarak ülkeyi dehşete düşüren gerçek hayattaki Indianapolisli Tony Kiritsis'i canlandırıyor.darkhorizons+1
Film, Eylül ayında Venedik Uluslararası Film Festivali'ndeki dünya prömiyerinden bu yana olağanüstü eleştiriler aldı; Rotten Tomatoes'ta %100'lük mükemmel bir puan ve Metacritic'te 72/100 puan elde etti. The Hollywood Reporter'a göre Skarsgård, Van Sant'ın "şık ve sürükleyici 70'ler nostaljisi" filminde "bugüne kadarki en güçlü performansını" sergiliyor.darkhorizons+2
"Dead Man's Wire" ayrıca Kuzey Amerika prömiyerinin yapıldığı Toronto Uluslararası Film Festivali'nde de gösterildi. Film, başarısız bir emlak anlaşması nedeniyle ipotek şirketi tarafından haksızlığa uğradığını düşünen ve şirket başkanı Richard Hall'u derme çatma bir "ölü adam teli" düzeneğiyle 63 saat boyunca rehin alan Kiritsis'in hikayesini anlatıyor.wikipedia+2
Oyuncu kadrosunda rehin Richard Hall rolünde Dacre Montgomery, ipotek şirketi sahibi rolünde Al Pacino ve medya sirkine dahil olan yerel radyo sunucusu Fred Temple rolünde Colman Domingo yer alıyor. Van Sant, Variety'ye verdiği demeçte, Austin Kolodney'nin senaryosunu ilk okuduğunda şunları düşündüğünü söyledi: "Tony, kokain krizindeki bir Scorsese gibi çok hızlı konuşuyor, şakalar yapıyor ve öfkeleniyordu. 'Bu harika bir karakter' diye düşündüm".darkhorizons+3
Row K Entertainment, 12 Aralık'tan itibaren Oscar yeterlilik gösterimleri planladı; ardından 9 Ocak 2026'da sınırlı bir sinema gösterimi ve 16 Ocak'ta geniş vizyon planlanıyor. Film, Van Sant'ın 2018 yapımı "Don't Worry, He Won't Get Far on Foot"tan bu yana ilk uzun metrajlı filmi olma özelliğini taşıyor ve eleştirmenler, Sidney Lumet'in 1970'lerin gerilim filmlerine, özellikle "Dog Day Afternoon"a olan stilistik benzerliklerine dikkat çekiyor.instagram+4